imar

İmar Hukukçusundan Güncel Makaleler (imar)

imar hukuku (imar planları, arazi ve arsa düzenlemesi, kaçak yapı para cezası, inşaat ruhsatı vb.)dava dilekçe örnekleri

Tasnif edilmiş Danıştay Altıncı Dairesi İçtihatları

Danıştay imar ve imar hukuku içtihatları

imar hukuku ile ilgili terimler ve tanımlar


İmar Hukukçusu. Toki'den Ucuz Konut Satışı Devam Ediyor

+Hatalı ödemelerin geri alınması

+
18 uygulaması,

+
Danıştay içtihadı birleştirme kurulu kararı yargı kararının yerine getirilmemesi

+
Belediyelerin internet adresleri (web)

+
Görev tazminatı ile ilgili haberler

+
Konut finansmanı sistemine ilişkin çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hakkı

+
Toki'nin satılık evlerine yoğun talep var.

+
18. Madde uygulamasında hukuka aykırılık nedenleri imarhukukcusu cafer ergen

+Eski Haberler

+
2577 sayılı İYUK 7. Madde ile ilgili Danıştay İçtihatları

+657 sayılı Yasa uyarınca verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu

+Radyoloji personelinin çalışma (mesai) saatleri

+
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu kapsamında Sayıştay Genel Kurulunun 14.6.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararı.

· ANAYASA MAHKEMESİNİN "YÜRÜRLÜ?Ü DURDURMA" KARARLARI

· ANAYASA MAHKEMESİNE İPTAL İSTEMİYLE YAPILAN BA?VURULAR ÜZERİNE VERİLEN KARARLAR

· İmar Hukuku Terimleri Sözlüğü

· idare hukukcusu (idare hukuku)

idari yargı
İdari yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak yürütmeyi durdurma istekli iptal ve tam yargı dava dilekçesi örneğini görmek için buraya tıklayınız.

İmar

Tüm içeriği görmek için tıklayınız

İdare Hukuku

İDARE HUKUKU

imarhukukcusu.com tüm haberler

imar, Eski Haberler
21.09.12
· İmarda kısıtlılık sorunu sona eriyor (5 Yıl ile sınırlandırıldı)
16.09.12
· imar planları ve imar uygulamaları nedeniyle ücret
08.09.12
· Tazminat davasının süreaşımı nedeniyle reddi halinde maktu avukatlık ücreti
· İlan edilmeksizin uygulamaya konulan bir imar planının şekil eksikliği nedeniyle
· Davanın niteliği itibariyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmas
· Özel parselasyon ile belirlenmiş bulunan umumi hizmet alanları
· İmar planı ile notu arasında birbirine aykırı hususların bulunması
· 5 yıllık inşaat ruhsatı süresi içinde yapı kullanma izin belgesi alınmaması hali
12.05.12
· Deprem nedeniyle oluşan zararda belediyenin kusursuz sorumluluğu yoktur
10.05.12
· Tapulu yerdeki yapı ruhsattsız da olsa 32. madde işletilmemişse tazminat gerekir
· Yeşil alan için yapılan bağış da DOP tan düşülür.
14.04.12
· Bam Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkın
· Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
· Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
06.04.12
· Anayasa Mahkemesi’ne Göre 3194/42. Maddesinin Üçüncü Fıkrası (32 md)
· 42. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…32…” ibaresi
01.04.12
· belediyelerin mimari projelerde meslek odasından ayrıca "proje onay belgesi" ist
· 125 nolu Danıştay Dergisi imar hukuku içtihatları
23.03.12
· Köy yerleşik alanı ve civarında imar yetkisi
· Yoldan İhdasen Oluşan Taşınmazlar Hakkında Yorum
· Anayasa Mahkemesi Kararı (Yoldan İhdas)
11.03.12
· Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı
05.03.12
· Çoğaltılmış Fikir Ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu
14.02.12
· Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı
21.12.11
· Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (21 Aralık 2011-28149)
· İmar Davaları Kitabı Üçüncü Baskı 2011
06.12.11
· İmar hukuku içtihatları (Danıştay Dergisi 124)
23.10.11
· 3194 sayılı Kanunun 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi uyarınca para cezası
· 1608 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilmesine ve 1 kez yasaklanan faa
· Bedele Dönüştürülen Paya Takdir Edilen Karşılığın Artırılması Davası
· Cedit-Erenler-Topçular-28 Haziran Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı
09.09.11
· Her proje için müellif sicil durum belgesi alınması zorunlu
12.08.11
· Valilik görüşü alınmadığı gerekçesiyle yıkılamayacağı
· İmar planının yürütmesinin durdurulması üzerine yapının mühürlenmesi
· Ticaret alanında akaryakıt istasyonu yapılamaz
· müellif sicil durum belgesi ibraz edilmeden yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulun
· Tadilat ruhsatının kat irtifakı sahibi kişilerin imzası, bu kişiler tarafından v
· 2981 sayılı Yasanın 10/b alanında 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulamasında DO
· Mutlak tarım arazileri
01.08.10
· www.idarehukuku.net Türkiye'nin İdare Hukuku - İdari Yargı Bilgilerine hoşgeldin
29.06.10
· Belediye Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
17.04.10
· Kaplıca izinlerini artık Valilikler verecek. Bakanlık yetkiyi devretti.
10.04.10
· Yeni imar para cezası hükümleri önceki (Kaçak yapı suçlarına) uygulanmaz.
08.04.10
· 3194/18 uyg. yapılmayan alanda kamulaştırma yapılabilir
03.04.10
· Nazım imar planının yürürlükteki 1/100000 ve 1/50000 ölçekli planlara uygun olma
28.01.10
· İmar planı ve inşaat ruhsatı iptali üzerine tazminat dava açma süresi
· Plan değişikliği isteminin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalin
· Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi yapılmadan kamulaştırma yapılması
· Dolgu alanında plan yapılabilmesi
· Binanın hukuken en son bittiği tarih

Eski Haberler

İmar hukuku ile ilgili Kanunlar

+imar kanunu (3194)
+il özel idaresi kanunu (5302)
+belediye kanunu (5393)
+büyükşehir belediyesi kanunu(5216)
+kamulaştırma kanunu (2942)
+kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu (2863)

+yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması hakkında kanun (5366)
+yapı denetimi hakkında kanun (4708)
+gecekondu kanunu (775)
+imar ve gecekondu af kanunu (2981/3290)

İMAR HUKUKU İLE İLGİLİ YÖNETMELİKLER

+belediyeler tip imar yönt.
+imar affı yönetmeliği
+plansız alanlar yönt.
+plan yapım yönt.
+koruma amaçlı im. pln. yönt.
+kıyı kanunu uyg. yönt.
+tarım alanları yönt.
+karayolları kenarlarında..yönt.
+18. madde uygulama yönt.
+plan müellifleri yönt.
+gecekondu yönetmeliği

+imar ile ilgili tüm yönet.

SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SA?LIK SİGORTASI KANUNU

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Mevuzatı

idare hukuku (Danıştay) içtihatları

İdare hukuku İçtihatları

idare hukuku, iptal ve tazminat davası

İdari Yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak Yürütmenin Durdurulması istekli iptal ve tazminat dava dilekçe örneği için tıklayınız.

İMAR

imar
içtihatları

Ankara Bölge İdare Mahkemesi

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Ankara Bölge İdare Mahkemesi
Konya Bölge İdare Mahkemesi
Aydın Bölge İdare Mahkemesi
Edirne Bölge İdare Mahkemesi
Manisa Bölge İdare Mahkemesi
Ordu Bölge İdare Mahkemesi
Van Bölge İdare Mahkemesi
Zonguldak Bölge İdare Mahkemesi
Sakarya Bölge İdare Mahkemesi
Samsun Bölge İdare Mahkemesi
Antalya Bölge İdare Mahkemesi
Gaziantep Bölge idare Mahkemesi
Denizli Bölge İdare Mahkemesi
Adana Bölge İdare Mahkemesi
İzmir Bölge İdare Mahkemesi
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi
Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi
Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi
Bursa Bölge İdare Mahkemesi
Malatya Bölge İdare Mahkemesi
Sivas Bölge İdare Mahkemesi
Kayseri Bölge İdare Mahkemesi
Trabzon Bölge İdare Mahkemesi
İdari Yargı (İDARE HUKUKU) Kitapları (Yayınları)
Bölge İdare Mahkemelerinin İnternet (Web) Adresleri - Sayfaları
BÖLGE İDARE MAHKEMELERİNİN İTİRAZ MERCİLERİ
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun
Devlet Memurları Kanunu
Danıştay Kanunu
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
İdari Yargılama usulü Kanunu
Hakimler ve Savcılar Kanunu
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Personel Rejimlerinin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK''nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu

imar: 3194 sayılı Kanunun 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi uyarınca para cezası

3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği



Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığından:
ESAS NO          : 2010/324
KARAR NO      : 2011/66
KARAR TR       : 04.04.2011
(Hukuk Bölümü)
Ö Z E T              : 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı                : M. A.
Davalı : Aydın İl Özel İdaresi
Vekili : Av. A. Ş.
O L A Y             : Aydın İli, Çine İlçesi Mutaflar Köyü köycivarı mevkiinde köy yerleşik alanı imarlı planda bulunan tapunun 24 pafta 1558 nolu parsel üzerinde M. A. tarafından Valilikten (İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği) izin alınmadan konut amaçlı yapılan 3. sınıf A grubu 131,45 m2 betonarme yapı için 27.1.2010 tarihinde İl Özel İdaresi teknik elemanlarınca yerinde yapılan inceleme sonucu, davacının yapı ruhsatı almaksızın taşınmazında inşa ettiğini ileri sürdükleri yapı için, 3194 sayılı kanunun 32. maddesine istinaden 27.1.2010 tarihli Yapı Tatil Zabtını düzenleyerek mevzuata aykırı imalatları mühürlenmiş, ardından Aydın İl Encümeninin 6.5.2010 tarih ve 171 sayılı 7.256,04 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kararı alınmış, Aydın İI Özel İdaresi Genel Sekreterliğince, söz konusu Aydın İl Encümen kararının sonrasında, 11.5.2010 tarih ve Cilt No:07, Sıra No:39 sayılı İdari Yaptırım Karar Tutanağı düzenlenerek davacıya 17.6.2010 tarihinde Köy Muhtarı vasıtasıyla tebliğ edilmiştir. Uyuşmazlık konusu İdari Yaptırım Karar Tutanağında 6.5.2010 tarih ve 171 sayılı Aydın İI Encümeni kararı “Kabahat İle İlgili Deliller” kısmında gösterilmiş, 7.256,04 TL lik para cezasını içeren 11.5.2010 tarih ve Cilt No:07, Sıra No:39 sayılı İdari Yaptırım Karar Tutanağına karşı dava açılmıştır.
Davalı idare tarafından; Çine Sulh Ceza Mahkemesinin E:2010/136 D.İş sayılı dosyasına sunulan 23.6.2010 havale tarihli savunma dilekçesindeyse özetle; Aydın İl Encümeninin 6.5.2010 tarih ve 171 sayılı kararıyla davacıya 7.256,04 TL tutarında idari para cezası verilmesi nedeniyle dava konusu 11.5.2010 tarih ve Cilt No:07, Sıra No:39 sayılı İdari Yaptırım Karar Tutanağının düzenlendiği, İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi ve 5302 sayılı İl Özel İdare Kanununun 26/e fıkrası gereğince 7.256,04-TL idari para cezası verilmesi yönündeki Aydın İl Daimi Encümeni’nin 6.5.2010 tarih ve 171 sayılı kararının alındığı, bu kararın sonrasında 11.5.2010 gün ve Cilt No:7, Sayfa No:39 sayılı İdari Yaptırım Karar Tutanağının düzenlendiği ve bu tutanağın iptalinin istenildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından İmar Kanununa muhalefet ettiğinden bahisle kendisine verilen 7.256,04 TL idari para cezasına ilişkin İdari Yaptırım Karar Tutanağının iptali istemiyle adli yargı yerinde itirazda bulunulmuştur.
ÇİNE SULH CEZA MAHKEMESİ; 24.6.2010 gün ve E:2010/136 sayı ile, itiraz edenin verdiği itiraz dilekçesi ile; kayıtlı bulunan yerdeki inşaatını yaptırdığını, İl Özel İdaresinin görevlililerinin geldiği gün binanın yapılı vaziyette olduğunu, kabahatin 27.1.2010 tarihinden işlenmediğini, binanın imar durumuna uygun olduğunu, ruhsatının olmamasında herhangi bir engel olmadığını, yasal süre içinde itiraz hakkını kullandığını, en kısa zamanda uygun projeleri çizdirip yapı ruhsatını alacağını, il encümeninin verdiği kararın durdurulmasını ve cezanın iptalini istediğini, ayrıca tahsil olunan idari para cezalarının aynı fiil nedeniyle 26.9.2004 ve 5237 sayılı TCK’nun 184. maddesine göre mahkum olanlara faizsiz olarak iade edilir hükmünün olduğunu beyan ettiğini, itiraz edene ilgili kurum tarafından İmar Kanunun 42. maddesi uyarınca idari para cezası uygulandığı, Uyuşmazlık Mahkemesinin 2007/16 Esas ve 2007/119 Karar; 2007/19 Esas ve 2007/120 Karar; 2007/24 Esas ve 2007/83 Karar sayılı ilamlarında İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasının iptali istemiyle açılan davanın idari yargı içinde çözümleneceğinin gerektiği yerleşmiş uygulamalar ile kabul edildiğinden, söz konusu idari para cezasını incelemeye yetkili ve görevli mahkemenin Aydın İdare Mahkemeleri olduğu bu nedenle Mahkemelerinin görev alanına girmediğinden talebin görev yönünden reddine karar verilmiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
AYDIN 1. İDARE MAHKEMESİ; 24.9.2010 gün ve E:2010/1309 sayı ile, davalı idarenin, mevzuata aykırı yapıldığını ileri sürüdüğü imalatlar hakkında 27.1.2010 tarihli yapı tatil zaptı ile 3194 sayılı Kanun uyarınca ayrı bir mühürleme işlemi uyguladığı bu imalatları yapan davacı hakkındaysa 3194 sayılı Kanununun 42. ve 5302 sayılı Kanunun 26/e fıkraları uyarınca 7.256,04 TL tutarında idari para cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin 6.5.2010 tarih ve 171 sayılı Aydın İl Encümeni Kararını aldığı dosya muhteviyatı bilgi ve belgelerde söz konusu Aydın İl Encümeni Kararında, uyuşmazlık konusu idari para cezasının haricinde idari yargının görev alanına giren her hangi bir idari yaptırım kararının varlığından bahsedilmediği gibi Aydın İl Encümeninin 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca aldığı 6.5.2010 tarih ve 171 sayılı kararının değil, Aydın İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinin 11.5.2010 tarih ve Cilt No:07, Sıra No:39 sayılı İdari Yaptırım kararının davaya konu edildiği, dava konusu edilen bu idari işleminse uyuşmazlık konusu idari para cezası dışında, idari davaya konu edilebilecek bir mühürleme ya da yıkım işlemini içermediğinin anlaşıldığı; 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 1., 2., 3., 27/1. ve 27/8. maddelerinden söz edilerek, uyuşmazlık konusu idari para cezası, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilmişse de, gerek 3194 sayılı Kanunda “Bu kanun uyarınca kesilen idari para cezaları hakkında açılacak davaların İdari Yargı Mercilerince çözümleneceği” yolunda bir hüküm bulunmaması, gerekse Aydın İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğince düzenlenen ve dava konusu edilen 11.5.2010 tarih ve Cilt No:07, Sıra No:39 sayılı İdari Yaptırım Karar Tutanağıyla, anılan idari para cezasının haricinde davacı hakkında idari yargının görevine giren bir idari yaptırımın uygulanmamış olması karşısında uyuşmazlığın çözümüyle görevli yargı kolunun belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunun 27/8. maddesinin değil, 3/a maddesinin uygulanması gerektiği, dolayısıyla uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Mahkemelerinin değil, Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varıldığından, Mahkemelerinin görevsizliğine, 2247 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Mahmut BİLGEN, Erdoğan BUYURGAN, Habibe ÜNAL, Sıddık YILDIZ, Muhittin KARATOPRAK ve Sedat ÇELENLİOĞLU’nun katılımlarıyla yapılan 4.4.2011 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ile başlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesi gerektiği….”açıkça belirtilmiştir. Bu durum göz önüne alındığında, olay bölümünde yazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığının Hukuk Bölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdare mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İlknur ALTUNTAŞ ile Danıştay Savcısı Mehmet AKKAYA’nın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi ve 5302 sayılı İl Özel İdare Kanununun 26/e fıkrası gereğince 7.256,04-TL idari para cezası verilmesi yönündeki Aydın İl Daimi Encümeni’nin 6.5.2010 tarih ve 171 sayılı kararının sonrasında davacı hakkında düzenlenen 11.5.2010 gün ve Cilt No:7, Sayfa No:39 sayılı İdari Yaptırım Karar Tutanağının iptali isteminden kaynaklanmıştır.
3.5.1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin birinci fıkrasında, ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının yapı sahibine, fenni mesule ve müteahhidine, istisnalar dışında özel parselasyon ile hisse karşılığı belirli bir yer satan ve alana para cezası verileceği kurala bağlanmış; anılan Yasa maddesinin itiraz merci olarak sulh ceza mahkemesini belirleyen beşinci fıkrası Anayasa Mahkemesi’nin 15.5.1997 tarihli ve E:1996/72, K:1997/51 sayılı kararıyla; bir idari işlemin bir bölümünün idari yargının, diğer bir bölümünün ise adli yargının denetimine bırakılmasında, kamu yararı bulunmadığı, zira bu işlemlerin, kamu gücünün kullanılmasıyla ilgili bir idari işlemin devamı ve idari bir yasağa aykırı davranan kişiye idari bir yaptırımın uygulanması niteliğinde olduğu, çıkacak uyuşmazlıkların çözümünde de idari yargının yetkili olacağı, idarenin aynı yapı için aldığı kararın bir bölümünün idari yargıda bir bölümünün adli yargıda görülmesinin yargılamanın bütünlüğünü bozacağı, idari bir işlemin bölünerek bir bölümünün idari yargının bir bölümünün de adli yargının denetimine bırakılmasında isabet bulunmadığı belirtilmek suretiyle iptal edilmiş olup, yasama organınca bu konuda düzenleme yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararını gözeten Uyuşmazlık Mahkemesi, 3194 sayılı Yasa’nın 42. maddesine göre verilen idari para cezalarına karşı açılan davaları, göreve ilişkin genel ilkelere göre idari yargının görev alanında görmüştür.
3194 sayılı Yasa’nın 42. maddesi, 9.12.2009 gün ve 5940 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değiştirilmiş ise de; idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde “(1) Bu Kanunun;
a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır." denilmiştir.
Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği, ancak; idari para cezasına konu yapı ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararın (yapı tatil tutanağı) da verildiği anlaşıldığından; idari para cezasına ilişkin karara dayanılarak düzenlenen İdari Yaptırım Karar Tutanağının hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur.
Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560 sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmü bir arada değerlendirildiğinde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı açılacak davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu ve dolayısıyla bu cezaya dayanılarak tesis edilen İdari Yaptırım Karar Tutanağına karşı açılacak davanın da çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesinin başvurusunun reddi gerekmiştir.
SONUÇ              : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Aydın 1. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE, 4.4.2011 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
 


Not:

Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560 sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmü bir arada değerlendirildiğinde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı açılacak davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu ve dolayısıyla bu cezaya dayanılarak tesis edilen İdari Yaptırım Karar Tutanağına karşı açılacak davanın da çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Tarih: 23.10.2011 Saat: 16:25 Gönderen: imarhukukcusu

 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla imar
· Haber gönderen imarhukukcusu


En çok okunan haber: imar:
Deprem nedeniyle oluşan zararda belediyenin kusursuz sorumluluğu yoktur

Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

İlgili Konular

imar