T.C.
DANIŞTAY
Altıncı Daire
Esas No : 2002/4170
Karar No : 2004/883
Özeti : Uyuşmazlık konusu yapıda değişiklik yapıldığı konusunda bir tespitin
bulunmaması karşısında muhtarlık döneminde ve belediye kurulmadan önce yapılan
yapının ruhsatsız olduğundan bahisle, 3194/32. maddeye göre mühürlenmesinde
hukuka uyarlık olmadığı hakkında.-DKD.5
Temyiz İsteminde Bulunan :...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf :... Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Manisa İdare Mahkemesinin 6.6.2002 günlü, E:2001/940,
K:2002/508 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek
bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi E.Emel Çelik'in Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile
mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı M.îclal Kutucu1 nun Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne
sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1.
fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen
kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını
gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının
onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
Dava, ... Belediyesi sınırları içinde 3857 sayılı parsel üzerinde bulunan
davacıya ait zeytinyağı fabrikasının 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi
uyarınca mühürlenmesine ilişkin 15.8.2001 günlü işlemin iptali istemiyle
açılmış, İdare Mahkemesince; her ne kadar davacı, uyuşmazlık konusu binanın 3194
sayılı İmar Kanununun yürürlüğe girmesinden ve belediye kurulmadan önce 1967
yılında hayvan kümesi ve çırçır fabrikası amaçlı yapıldığını ileri sürmekte ise
de, taşınmazın zeytinyağı fabrikası olarak işletilmeye başlandığı 1998 yılından
itibaren tarımsal ve hayvansal amaçlı yapı olmaktan çıkıp inşaat ruhsatına tabi
bir yapı haline gelmesi nedeniyle fabrika olarak projelendirilip inşaat
ruhsatına bağlanması gerektiği, bu durumda tesis edilen İşlemde mevzuata
aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar
davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3194
sayılı İmar Kanunun 27. maddesinde: " Belediye ve mücavir alanlar dışında köy
nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanların köy yerleşik alanları ve civarında
ve mezralarda yaptıracağı konut, hayvancılık veya tarımsal amaçlı yapılar için
inşaat ve İskan ruhsatı aranmaz. Ancak yapının fen ve sağlık kurallarına uygun
olması ve muhtarlıktan izin alınması gerekir." aynı Kanunun 32. maddesinde ise:
" Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç, ruhsat
alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili
idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu
duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki İnşaat
durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur." hükmü yer
almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu yapının belediye kurulmadan önce
1967 yılında muhtarlık döneminde yapıldığı ve yapıda ruhsat gerektiren bir
değişiklik yapıldığı konusunda herhangi birtesbitin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca mühürleme işlemi
için ruhsat alınmadan ya da ruhsata aykırı oiarak yapılmış bir yapının bulunması
gerekir. Yapıda herhangi bir değişiklik olmaksızın kullanım amacının değişmesi
nedeniyle anılan hükmün uygulanması mümkün değildir.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu yapıda değişiklik yapıldığı konusunda bir
tesbitin bulunmaması karşısında muhtarlık döneminde, belediye kurulmadan Önce
yapılan yapının ruhsatsız olduğundan bahisle 3194 sayılı Yasanın 32. maddesi
uyarınca mühürlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Manisa İdare Mahkemesinin 6.6.2002 günlü,
E:2001/940, K:2002/508 sayılı kararının bozulmasina, 10.120.000.- lira karar
harcı ile fazla yatırılan 7.530.000.- lira harcın temyiz isteminde bulunana
iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 18.2.2004 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
DANIŞTAY
Altıncı Daire
Esas No : 2002/1357
Karar No : 2003/4407
Özeti: GSM şirketlerine ait baz istasyonlarının kaldırılması yolunda 3194
sayılı İmar Kanununun 40.maddesine göre işlem tesis edilemeyeceği
hakkında.-DKD.3
Temyiz İsteminde Bulunan: ... Belediye Başkanlığı
Vekili : Av...
Karşı Taraf :... İletişim Hizmetleri AŞ
Vekili : Av...., Av...
İstemin
Özeti : Bursa 2. İdare Mahkemesinin 13.9.2001 günlü, E:2001/74, K:2001/800
sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir
Savunmanın Özeti: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri
bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği
savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi Selçuk Topal'ın Düşüncesi: 3194 sayılı Yasanın 40.
maddesi İle getirilen düzenlenme; enkaz veya birikintilerin, gürültü ve dumana
neden olan tesislerin, hususi mecra, lağım, çukur, kuyu, mağara ve bunların
benzerlerinin umumun sağlık ve selameti ihlal edenleri veya şehircilik, estetik
veya trafik bakımından sakıncılı olanları, kapsamakta olup, uyuşmazlığa konu
olaydaki çatıya kurulan baz istasyonunun Yasada yapılan bu tanımlama ve mahzur
tevlit eden unsurlar içerisinde yer almadığından anılan maddeye dayanılarak baz
istasyonunun kaldırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka
uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare
mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanmasının uygun olacağı
düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı M.îclal Kutucu'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne
sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1.
fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen
kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını
gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının
onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, ..., ... İlçesi, ... Mahallesi, 15 pafta, 2303 parsel sayılı taşınmaz
üzerindeki davacı şirkete ait baz istasyonunun umumun sağlık ve selametini ihlal
ettiğinden 3194 sayalı İmar Kanununun 40.maddesi uyarınca 15 gün üçünde
kaldırılmasına ilişkin 14.11.2000 günlü, 2000/343 sayılı belediye encümeni
kararının İptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, davalı idarece dava
konusu baz istasyonundan kaynaklanan elektromanyetik dalgaların insan sağlığı
üzerindeki olumsuz etkileri konusunda yapılmış bir tespit olmadığı gibi Mobil
Telekomünikasyon Şebekelerine Ait Baz İstasyonlarının Kuruluş Yeri Ölçümleri,
İşletilmesi ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelikte belirlenen kurum ve
kuruluşlara yaptırılan ölçüm sonucu limit değerlerin aşıldığının belirlenmesi
halinde bu konuda yetkili olan Ulaştırma Bakanlığına başvurulması gerekirken,
yönetmelikte öngörülen bu prosedür işletilmeden ve ilgili bakanlık kararı
olmadan baz istasyonunun kaldırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde
mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş; karar davalı
İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun Kamununun selameti için alınması gereken
tedbirlerin düzenlendiği 40. maddesinde, arsalarda, evlerde ve sair yerlerde
umumunun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik ve trafik
bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman
tevliteden tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu, mağara ve benzerlerinin
mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan vermemesinin ilgililere
tebliğ edileceği, tebliğde belirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediği
takdirde belediye veya valilikçe mahzurun giderileceği, masrafının %20
fazlasıyla arsa sahibinden alınacağı veya mahzur tevlit edenlerin faaliyetinin
durduracağı kuralı yer almıştır.
Anılan düzenleme ile, kamunun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik,
estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen ve arsalarda, evlerde ve sair
yerlerde bulunan
enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman tevliteden tesislerin hususi
mecra, lağım, çukur, kuyu, mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve
bunların oluşumuna meydan verilmemesi amaçlanmaktadır.
Dosyanın İncelenmesinden, binanın çatisına ... firmasına ait baz istasyonu
konulduğunun davalı idare tarafından tespiti üzerine 3194 sayılı Yasanın 40.
maddesi uyarınca kaldırılması yolunda yapılan tebligata karşın mahzurun
giderilmemesi üzerine belediye encümeninin dava konusu kararı ile davalı idare
tarafından anılan baz istasyonunun kaldırılmasına karar verildiği
anlaşılmaktadır.
3194 sayılı Yasanın 40. maddesi ile getirilen düzenlenme; enkaz veya
birikintilerin, gürültü ve dumana neden olan tesislerin, hususi mecra, lağım,
çukur, kuyu, mağara ve bunların benzerlerinin umumun sağlık ve selametini ihlal
edenleri veya şehircilik, estetik veya trafik bakımından sakıncılı olanları,
kapsamakta olup, uyuşmazlığa konu olaydaki çatıya kurulan baz istasyonunun
Yasada yapılan bu tanımlama ve mahzur tevlit eden unsurlar içerisinde yer
almadığından anılan maddeye dayanılarak baz istasyonunun kaldırılması yönünde
tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, idare mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda karar
verilmesinde sonucu itibariyle İsabetsizlik görülmemiştir.
Dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bursa 2. İdare Mahkemesinin
13.9.2001 günlü, E:2001/74, K:2001/800 sayılı kararının yukarıda belirtilen
gerekçeyle onanmasina, fazla yatırılan 4.920.000.- lira harcın temyiz isteminde
bulunana iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 22.9.2003 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
DANIŞTAY
Altıncı Daire
Esas No : 2002/6968
Karar No : 2004/944
Özeti : imar planı değişikliği istemiyle yapılan başvurunun yetkili
organlarca reddi üzerine, dava açma süresi içinde, hem imar planı değişikliği
İsteminin reddi işlemine, hem de imar planı değişikliği istemine konu imar
planına karşı birlikte dava açılması durumunda, her iki işlemin birlikte
incelenerek karara bağlanabileceği, diğer taraftan imar planı değişikliği
isteminin yetkili organlarca görüşülerek karara
bağlanmaması
halinde ise ilk planın açılan bu davada
incelenemeyeceği hakkında.-DKD.5
Temyiz İsteminde Bulunan : ... Belediye Başkanlığı
Vekili : Av....
Karşı Taraf :...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 27.9.2002 günlü, E:2001/399,
K:2002/1139 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek
bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri
bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği
savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi Özlem Şimşek'in Düşüncesi : 3194 sayılı İmar
Kanunu'nun 8. maddesinde, imar planlarının, değişikliklerinin ve bunlara yapılan
itirazların belediye meclislerince incelenerek bir karara bağlanacağı kuralına
yer verildiğinden, davacının plan değişikliği isteminin belediye meclisinde
görüşülmeksizin belediye başkanlığı işlemi ile reddedilmesinde mevzuata uyarlık
bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, davacıya ait taşınmazın ilköğretim tesisi alanından
çıkarılması yolundaki başvurunun belediye meclisince incelenmesi sırasında
mevcut plan ve değişiklik istemi birlikte değerlendirilerek bir karar
verileceğinden bu aşamada ilk plan hakkında karar verilmesine yer olmadığı
yönünde karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, belirtilen hususlar çerçevesinde yeniden karar verilmek üzere
İdare Mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Sedat Larlar'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen
hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1.
fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen
kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını
gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının
onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, ..., ..., 22 pafta, 2908 sayılı parselin ilköğretim tesis alanı olarak
belirlenmesine ilişkin 6.10.2000 günlü belediye meclisi karan ile bu planda
değişiklik yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 19.2.2001
günlü, 326 sayılı belediye başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmış; İdare
Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen
rapor ile dosyada yeralan bilgi ve belgelerin bir birlikte
değerlendirilmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli imar planının 1/5000 ölçekli
nazım imar planına, anılan planın da 1/25.000 ölçekli plana uygun olduğu,
bununla birlikte planın dava konusu parsele getirilmiş olan fonksiyonların
ilişkileri itibariyle şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu
yararına uygun bulunmadığı, bu durumda aynı taşınmaz için tesis edilen 19.2.2001
günlü işlemin de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu
karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın İncelenmesinden, belediye meclisinin 6.10.2000 günlü kararıyla
onanarak ilan edilen imar planında davacıya ait taşınmazın bir kısmının
ilköğretim alanında kaldığı, son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde dava
açılmadığı, anılan planın bir uygulama işleminin de bulunmadığı ancak davacının
taşınmazının imar planında ilköğretim alanı ile yolda kaldığından bahisle plan
değişikliği istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 19.2.2001 günlü, 326
sayılı belediye başkanlığı işlemi üzerine bu işlemin ve anılan taşınmazın
ilköğretim
tesisi alanı olarak belirleyen ve 6.10.2000 günlü belediye meclisi kararıyla
kabul edilen 1/1000 ölçekli imar planının iptali istemiyle bakılmakta olan
davayı açtığı anlaşılmaktadır.
3194 sayılı Yasanın 8. maddesinin (b) fıkrasında, imar planlarının belediye
meclislerince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden
İtibaren bir ay süre ile ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde yapılan
itirazların belediye meclislerince 15 gün içinde incelenerek kesin karara
bağlanacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerde de aynı usullere
uyulacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Bu durumda, davacının plan değişikliği isteminin belediye meclisince
incelenmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, belediye başkanlığı
işlemi ile reddedilmesinde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, uyuşmazlığın 6.10.2000 günlü belediye meclisi kararıyla kabul
edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca ilgilisi tarafından imar planı
değişikliği istemiyle yapılan başvurunun yetkili organlarca reddi üzerine dava
açma süresi içerisinde hem imar planı değişikliği isteminin reddi işlemine hem
de imar planı değişikliği istemine konu imar planına karşı birlikte dava
açılması durumunda her iki işlemin birlikte incelenerek karara bağlanması
mümkündür. Diğer taraftan, imar planı değişikliği isteminin yetkili organlarca
görüşülerek karara bağlanmaması halinde ise ilk planın açılan bu davada
incelenmesi olanaklı değildir. Ancak yetkisiz organca tesis edilen İşlemin yargı
yerince iptali sonrasında plan değişikliğinin yetkili organ tarafından karara
bağlanması üzerine açılacak davada bu işlemle birlikte imar planı değişikliği
istemine konu olan imar planının esasının incelenebileceği de açıktır.
Olayda, İmar planında değişiklik yapılması isteminin yetkisiz organca reddi
nedeniyle 6.10.2000 onanlı imar planı hakkında bu aşamada karar verilmesine yer
olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiğinden iptale ilişkin mahkeme kararında
yasal isabet görülmemiştir,
Diğer taraftan, dava konusu planda değişiklik yapılması istemini içeren
davacı başvurusunun yetkili organ olan belediye meclisince incelenmesi sırasında
dava konusu imar planı ve bu planda değişiklik yapılması İsteminin birlikte
değerlendirilmesi suretiyle karar verileceği de açıktır.
Buna göre, anılan hususlar gözönünde bulundurularak İdare Mahkemesince
uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 27.9.2002 günlü,
E:2001/399, K:2002/1139 sayılı kararının bozulmasına, 10.120.000.- lira karar
harcı ile fazla yatırılan 7.530.000.- lira harcın temyiz isteminde bulunana
iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 20.2.2004 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
DANIŞTAY
Altıncı Daire
Esas No:1998/4816
Karar No:1999/5158
OZETj_: Arıtma tesisi ile trafo binasının beldenin genel ihtiyacından
kaynaklanmadığı, betonarme foseptık çukur niteliğin de olduğu, arıtma tesisi
olarak nitelendirilemeyeceği çökertme ve havalandırma havuzlarının bulunmadığı,
doğrudan denize deşarj yapılacağı, yalnızca otele hizmet verebilecek kapasitede
olduğu, trafo binasının da silveti bozan ve dokuya Zarar veren aykırı bir yapı
olduğundan, park alanının teknik altyapı alam olarak arıtma ve trafo tesisi
alanına DÖNÜŞTÜRÜLMESİ YOLUNDAKİ İMAR PLANI DE?İŞİKLİ?İNDE sehırcı1ik
ilkelerine. plânlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı hk.-DD.103
Temyiz İsteminde Bulunan : ... Belediye Başkanlığı
Vekili
:_ Av. ...
Karşı Taraf : 1- ... 2- ... 3- ...
İstemin Özeti : İzmir 3.İdare Mahkemesinin 17.6.1998 günlü. E:1997/492.
K:1998/521 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunama verilmemiştir.
Tetkik Hakimi Selçuk Topal'in Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile mahkeme
kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Savcı Habibe Ünal'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında
belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın
dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını
gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının
onanmasının uygun olacağı düşünül»ektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava...... İlçesi. ... Beldesi. ... Mevkii, ... pafta. ... parsel sa
yılı taşınmazın civarındaki park alanının teknik altyapı alam olarak arıtma ve
trafo tesisi alanına dönüştürülmesi yolundaki imar planı değişikliğine ilişkin
5.2.1997 günlü. 1-4 sayılı ve 14.2.1997 günlü. 1-2/13 sayılı belediye meclisi
karalarının iptali istemiyle açılmış: idare mahkemesince, aynı konuya ilişkin
mahkemenin 1997/738 esasına kayıtlı dava dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve
bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporla dosyadaki bilgi ve belgelerin
birlikte değerlendirilmesinden, tesis ile trafo binasının beldenin genel ihtiya
cından kaynaklanmadığı, komşu parseldeki otel maliki ... Turizm ve İnşaat Taah
hüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından özel olarak talep edildiği ve arıtma tesi
si olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğu, büyük hacimli bir betonarme fosep-
tik çukur olarak adlandırılmasının doğru olacağı, çökertme ve havalandırma ha
vuzları bulunmadığı, dolayısıyla burada toplanacak atığın ya bir başka alana ta
şınacağı ya da doğrudan denize deşarj yapılacağı izlenimi doğduğu, kapasite açı
sından ... Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş."ne otele hizmet verebi
lecek nitelikte olduğu, bu durumda sadece foseptik olarak kullanma durumunda ci
varında pis kokuya ve doğrudan deşarj nedeniyle deniz kirliliğine neden olacağı,
trafo binasının ise büyük ve çirkin bir kütle olarak ortaya çıktığı, bu mevkiye
adım veren tarihi değirmenin karadan algılanmasını önlediği, denizden silueti
bozan ve dokuya zarar veren aykırı bir yapı olduğu, park alanının eşit büyüklük
te ve eşdeğer konumda başka bir park alam ile ikame edilmeden yerine teknik alt
yapı getirilmesinin plan bütünündeki dengeleri bozacağı, 1/1000 ölçekli uygulama
imar planında öngörülen değişikliğin kentsel estetik, sağlık, işlev ve konum
açısından planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu.kamu kullanımına ait
park alanının plan tadil atı yi a kamuya değil sadece bir birey ya da kurumun
kul
lanımına sanki kamu yaran gözetiliyormuş gibi dönüştürülmesinin eşitlik ve ada
let ilkelerine aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde şehircilik
ilkelerine, planlama eseaslarına ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçe-
siyle iptaline karar verilmiş: karar davalı idare vekili tarafından temyiz
ed.VK mistir.
Dava konusu işlemlerin yukarıda Özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize
konu İzrair 3.İdare Mahkemesinin 176.1998 günlü. E:1997/492. K:İ998/521 sayılı
kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1.
fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından bozma istemi
yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının onanmasına, dosyanın adı geçen
mahkemeye gönderilmesine 2.11.1999 gününde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
DANIŞTAY
Altıncı Daire
Esas No : 2002/3200
Karar No : 2003/3476
Özeti: Tapu kaydındaki okul alanı şerhinin kaldırılabilmesi için mevcut
planın değiştirilmeye yetkili olan belediyeye başvurulması gerektiğinden,
yetkili olmayan valiliğe yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddi
yolundaki işlemle mevzuata aykırılık bulunmadığı hakkında.-DKD.3
Temyiz İsteminde Bulunan: ... Valiliği
Vekili : Av...., Av....
Karşı Taraf : ...,...,..., ...,...,...,..., ..,,...,.,.,...,...,
.,.,...,...,...,...,...,...,
Vekili
: Av....
İstemin Özeti : Ankara 8. İdare Mahkemesinin 26.2.2002 günlü, E:2001/513,
K:2002/184 sayılı kararının usul ve yasaya akın oğlduğu öne sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi Özlem Şimşek1 in Düşüncesi: Temyiz İsteminin reddi ile
mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Aynur Şahinok'un Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen
hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1.
fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen
kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını
gerektirir nitelikte görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının
onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 7402 ada, 1 parsel sayılı
taşınmazın kamulaştırılmaması halinde tapu kaydındaki şerhin kaldırılması için
izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine
ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış; idare mahkemesince, Anayasa
Mahkemesinin 29.12.1999 günlü, E:1999/33, K:1999/51 sayılı kararıyla 3194 sayılı
İmar Kanunu'nun 13. maddesinin 1. ve 3. fıkralarının iptal edildiği ve iptal
hükümlerinin kararın Resmi Gazetede yayınlandığı 29.6.2000 tarihinden itibaren 6
ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, ayrıca Yasanın 10. maddesiyle
belirlenen 5 yıllık imar programı uygulama suresi içinde kamulaştırma yapılması
gerektiği halde taşınmazın okul alanı olarak belirlendiğinden bu yana 20 yılı
aşkın bir süre içinde kamulaştırma yapılmadığı, bu durumda mülkiyet hakkının
yasaya aykırı olarak sınırlanması karşısında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık
bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idarece temyiz
edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılara ait taşınmazın 1973 yılında imar
planında okul alanı olarak belirlendiği, davacıların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun
13. maddesinin 1. ve
3. fıkralarının Anayasa Mahkemesince iptali nedeniyle bu İptal kararı
doğrultusunda kamulaştırılması, kamulaştırılmaması halinde inşaat yapılmasına
olanak sağlanması amacıyla tapu kaydındaki okul alanı şerhinin kaldırılması için
izin verilmesi istemiyle Valiliğe yaptıkları başvurunun cevap verilmemek
suretiyle reddedildiği, davalı idarece savunmada bütçe imkanları dahilinde
ödenek temin edildiğinde kamulaştırma yoluna gidileceğinin belirtildiği
anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın okul alanına ayrılması nedeniyle sözkonusu olan
kısıtlamanın dayanağını oluşturan 3194 sayılı Yasanın 13. maddesinin 1, fıkrası
Anayasa Mahkemesinin 29.12.1999 günlü, E:1999/33 K:1999/51 sayılı kararıyla
iptal edilmekle yürürlükte olmamakla birlikte, henüz iptal edilen hükümler
yerine yeni bir düzenleme getirilmemiş olması nedeniyle taşınmaz maliklerinin
genel hükümler uyarınca öncelikle imar planında değişiklik yapılması yönünde bu
konuda İşlem tesisine yetkili olan belediye başkanlığına başvuruda bulunmaları
gerekmektedir.
Bu durumda, mevcut planın değiştirilmesi için belediye yerine yetkili olmayan
Valiliğe yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddi yolundaki işlemde
mevzuata aykırılık bulunmadığından, aksi yönde verilen mahkeme kararında isabet
görülmemiştir.
Diğer taraftan, davacılar tarafından Valiliğe yapılan başvuru ile taşınmazın
kamulaştırılması İsteminde bulunulmuşsa da, Valilik tarafından verilen savunmada
ödenek temin edildiği zaman kamulaştırma yoluna gidileceği belirtilmiş
olduğundan, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yargı kararı
ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı nedeniyle İdare Mahkemesince
Anayasa Mahkemesi kararından bahisle kamulaştırma yoluna gidilmemesiyle mülkiyet
hakkının yasaya aykırı olarak sınırlandığından bahisle işlemin İptal edilmesinin
idareyi işlem tesisine zorlayıcı nitelikte olduğu sonucuna varıldığından,
kararda bu yönüyle de isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Ankara 8. İdare Mahkemesinin 26.2.2002 günlü,
e:2001/513, K:2002/184 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın adı geçen
mahkemeye gönderilmesine 5.6.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.